“ADALET HER ZAMAN İÇİN ULAŞILAMAZ DEĞİLDİR.” – DEATH NOTE İNCELEME

“Adalet her zaman için ulaşılmaz değildir. Bazen sadece beklemek gerekir, bir gün bir bakmışsın adalet ayaklarının dibinde ve bir kalemin ucundadır. “

ANA HİKAYE

Ana karakterimiz Yagami Light, Nam-i diğer “Kira” Lise son sınıf öğrencisi bir gençtir. Kendisini diğer gençlerden farklı gören Light, dünyanın yozlaşmışlığı ve adalet açlığının fazlasıyla farkında olmasına rağmen kendi tabiriyle “Çürümüş” bu dünyada alelade bir şekilde yaşamak zorundadır. Ancak fazlasıyla zeki olan Light, her geçen gün daha da depresif ve obsesif bir tutum içerisinde dış dünya ile yavaş yavaş ilişkisini kesmektedir. Tüm bunlar yaşanırken Shinigami (Ölüm Tanrısı) dünyasında ise Ryuk adındaki Shinigami kendi “Ölüm Defteri’ni” (Death Note) ölümlüler dünyasında kaybetmiştir. İşte tüm olayın çıkış noktası da budur. Bir gün okul çıkışı evine dönen Light, bu Ölüm Defteri’ni bulur. Defter vaat ettiği şey neticesinde Light’a fazlasıyla saçma gelmiştir. Defterin girişinde; üzerine yazılacak bir ismin eğer ölüm sebebi belirtilmemişse, kırk saniye içerisinde bir kalp krizi geçirerek öleceğini yazmaktadır.
Light kendi fikirlerine göre sağlamaya çalıştığı adalet terazisinde fazlasıyla farklı etmenle karşılaşacaktır hiç şüphesiz bunlardan ilki ve en önemlisi “Dünyanın en iyi dedektifi.” olarak tanımlanan “L” kod adlı gençtir.

İNCELEME

Death Note anime dünyasında çokça “İyi” örneğiyle karşılaşamadığımız Psikoloji türünün öncülerinden, bunun yanı sıra seri tabii ki doğaüstü, gizem ve dram gibi unsurları da hikayeye fazlasıyla güzel bir şekilde yediriyor. Olayların genel olarak devamlılık arz etmesi ve konu bütünlüğünü sağlama konusunda da diğer türdeşlerinden fazlasıyla ayrılan Death Note psikolojik çözümlemeler ve karakter tahlilleri konusunda da fazlasıyla başarılı. Özellikle ikili diyaloglar noktasında ise anime tarihinde fazlasıyla çığır açmış bir yapım. Ancak Tabii ki her seride olabileceği gibi Death Note’un da bir çok eksi yönü bulunuyor. Bunlardan ilki hiç kuşkusuz ana karakterlerin karakter gelişimi noktasında yeteri kadar başarılı olamaması. Örneğin; Yagami Light karakteri itibariyle kibirli, korkusuz, iddialı görüntüsünü neredeyse hiç bozmuyor, normalde böyle özellikler özellikle bu kadar genç odaklı karakterlere sahip bir seri için zamanla gelişmesi gereken ögeler olması gerekirken bu tür “iddialı” özellikler bir çok karaktere henüz hikayenin başında çoktan takdim edilmiş bulunuyor. Bir diğer eksisi ise aslında kısa gibi görünen bölüm sayısının izlemeye devam ettikçe fazla uzun olduğunun anlaşılması. Yani aslında hikaye ortasından itibaren fazlasıyla uzatılmaya ve popülerliğinin getirdiği güvenle biraz saçmalamaya başlıyor. Özellikle sevenlerinin en çok şikayet ettikleri son bölümler fazlasıyla yavan ve havada kalmış gibi görünüyor. Ancak tabii ki yine de son tahlilde son yıllarda dahi popülerliğini koruyan bu 2006 yapımı seri en sevilen anime serileri arasında yerini almayı başarıyor.

BİTİRMEDEN

Death Note son yıllarda maalesef adına çekilmiş olan iki Live Action filmiyle fazlasıyla hırpalandı. Özellikle Japonların animeyi olduğu gibi gerçeğe yansıtma sevdasıyla ortaya çıkan bu Live Action saçmalığı, günümüzde bir çok sağlam diyebileceğimiz serinin maalesef gözlerden düşmesine yol açıyor. Önümüzdeki günlerde Netflix tarafından çıkacak Amerikan yapımı Death Note ise geride bıraktığı örneklerinden daha kötü olmayacağı kanısıyla beraber, fazlasıyla merak ediliyor. Tabii Amerikan piyasasının geçmişte bize yaşattığı hayal kırıklıklarını düşündüğümüzde fazlasıyla ihtiyatlı yaklaşılması gerektiği aşikar, ancak yine de insan iyi bütçe ve güzel bir oyuncu kadrosuyla hazırlanacak bu yeni Death Note uyarlamasını beklerken heyecanlanmadan edemiyor. Umarız diğerleri gibi hüsranla sonuçlanmaz.

Death Note Çıkış Tarihi: 2006

Bölüm Sayısı: 37

İmdb Puanı: 9,0

Yapım: Viz Media

Netflix Resmi; Death Note Fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=gvxNaSIB_WI

 

Bir Cevap Yazın