Dunkirk:Bir Tahliye Belgeseli – Spoilersız İnceleme –

KURGUSUZ FİLM “DUNKIRK”.

Büyük bir kitlenin heyecanla beklediği, yönetmenin Christopher Nolan; müzik yapımcısının Hans Zimmer olduğu, oyuncu kadrosunda Cillian Murphy ve Tom Hardy gibi kendini kanıtlamış kişileri bulunduran, yani kağıt üzerinde harika fakat iş perdeye gelince sınıfta kalan bir film, Dunkirk…

Öncelikle, nedir bu Dunkirk?
Dunkirk Fransa’da bir şehirdir. Peki bu şehrin önemi nedir? Hitler yönetimindeki Nazi Almanyası’nın Fransa’yı işgali üzerine Fransız askerlerinin sıkıştığı, yardıma gelen İngiliz askerlerinin de süpürülmesi üzerine tarihin en büyük tahliyesinin (kaçışının) yaşandığı şehir. Bu tahliye üzerine çeşitli spekülasyonlar olsa da konumuz bu olmadığı için bunu burada keseceğim.

Film, Nolan’ın diğer filmlerine kıyasla farklı çünkü alışagelmiş bir Nolan kurgusu yok; hatta bir kurgu yok. Tarihi bir gerçek kurgu olmadan perdeye yansıtılmış ki bu da filmi “belgesel” havasına sokmuş. Dolayısıyla hikaye akışı bekleyenler hayal kırıklığına uğruyorlar. Nolan önceki filmlerinde yaratıcı kurgu ile ön plana çıktığı için bu filmi “Nolan Filmi” olarak değerlendirmek de yanlış oluyor haliyle.

Film ayrı zamanlara bölünerek işleniyor ki bu, kurgusu olmayan yansıtma bir film için karmaşıklık yaratmaktan öteye gitmiyor. Dolayısıyla izleyicinin filme odaklanması zorlaşıyor ve kopukluklar oluşturuyor. Filmde ana bir karakter olmaması ve karakterlerin geçmişlerinin hakkında bilgi verilmemesi, filmin karakter gelişiminde başarısız olmasına neden oluyor. Karakterden ziyade film “kişi”lerle ilerliyor. Bu yüzden karakterlerle özdeşilemiyor ve bu da bir savaş filminin en önemli unsurlarından biri olan “karakter psikolojisi”ne girilememesine neden oluyor. Haliyle savaş psikolojisini yansıtma konusunda film geride kalıyor. İzleyici, karakter gelişiminin güçsüzlüğü ile filmin ayrı zamanlarda işlenmesinin verdiği kopukluk sonucunda filmin vermek istediği mesajı alamıyor ki bu da filmden alınan zevki azaltıyor.

SİNEMATOGRAFİNİN DORUĞUNA YOLCULUK. 

Filmin tekniği için ayrı başlık açmak gerekir. Teknik olarak kusursuz olan filmde sinematografi o kadar harika ki etkilenmemek imkansız. Bu nedenle savaş atmosferi harika yansıtılıyor ve arka fondaki sesler ile istenilen gerilim çok iyi bir şekilde veriliyor. Nolan’ın filmdeki en başarılı olduğu kısım için sinematografi demek mümkün. Bu konuda istediğini verdiğinden şüphe yok.

Oyunculuk konusunda Tom Hardy ve Cillian Murphy kısa süreli ve büyük olmayan rolleri oynadıkları için akılda kalıcı bir rolleri yok. Dolayısıyla arka planda kalıyorlar. Bunlardan ziyade filme dair olumlu konulardan biri ise One Direction grubunun üyesi olan Harry Styles, insanların düşündüklerinin aksine rolün hakkını veriyor ve harika bir iş çıkarıyor.

ATMOSFERİN ETKİSİ. 

Müzik konusunda “Hans Zimmer yapmış abi!” diyebileceğimiz bir müzik yok çünkü filmde verilmek istenen gerilim için müzikten daha çok sesler kullanılmış. Bu sesler gerilimi müthiş bir şekilde oluşturuyor fakat saat sesi yer yer abartıya kaçabiliyor. Yine de Hans Zimmer ses konusunda oldukça başarılı.

Özetlemek gerekirse hikaye akışı ve karakter gelişimi konusunda sınıfta kalan film sinematografi ile kurtarılamıyor. Dolayısıyla bu da filmi sıkıcı hale getiriyor ve filmi “belgesel”e dönüştürüyor. Ön planda olan oyunculuk ve etkileyici bir müzik olmaması filmin geride kaldığı diğer noktalar. Teknik, atmosfer ve gerilim konularında ise film en iyi olmaya aday. Bu bağlamda akademide ders olarak gösterilmesi gereken ve kesinlikle sinemada izlenmeyi hakeden bir film.

Puan:60

One thought on “Dunkirk:Bir Tahliye Belgeseli – Spoilersız İnceleme –

Bir Cevap Yazın