Country Müziğin Siyah Giyen Efsanesi: Johnny Cash


Merhaba sayın Geek Kafe okurları. Bugün yazı konuğumuz Rock ve Country müziği derinden değiştirmiş, yaşayan bir efsane olan "Siyah giysili adam" Johnny Cash. Kendisinin hayatından, dünyaya bıraktığı eserlerden ve onun adına bırakılmış eserle uzanan küçük bir yolculuk yapacağız.


Merhaba, ben Johnny Cash...

Johnny Cash, 26 Şubat 1932 Arkansas'ta Ray ve Carrie Cash'in çocuğu olarak "J.R. Cash" adıyla dünyaya geldi. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan J.R. 1944'te odun keserken testereye kapılması sonucu erkek kardeşini kaybetti. Bu ölüm elbette ki ailede büyük sorunlara neden oldu. İlerleyen yıllarda Johnny kardeşinin ölümünden duyduğu suçluluk duygusunu şarkıları ile dile getirecekti. Radyosu hiç kapanmayan bir evde müzik ile iç içe büyüyen Johnny, lisede gitar çalmaya ve şarkı söylemeye başladı. Amerikan Ordusunda görev yaparken adını "Johnny R. Cash" olarak değiştirdi. Çok uzun yıllar orduda görev yapan Cash, görevinin sonunda Vivian Liberto ile 7 Ağustos 1954'te evlendi. 



Evlendiği yılın sonlarına doğru gitarist Luther Perkins ve bas gitarist Marshall Grant ile çalmaya başladı. İlk yıllarda Sun Records firmasına "Tennessee Three" adıyla kilise şarkıları çaldılar. Fakat firma onlardan kendi şarkıları ile gelmelerini söyledi. Cash, 1955'te " Hey Porter", "Cry Cry Cry" şarkılarını kaydetti ve şarkılar Country listelerine girdi. "I Walk The Line" şarkısı, Johnny Cash'in country listelerde bir numara olan ilk şarkısı ve pop listelerinde ilk yirmiye giren şarkıdır. Bu şarkının başarısı sayesinde kendisi ilk albümünü çıkartabilmiştir. 1958'te Cash çok daha büyük bir firma ile anlaştı. 


Müzik hayatı yükseldikçe yükselse de, Cash'in hayatı aynı zamanda da büyük bir çöküşteydi. Ne yazık ki şöhret ve ün gelirken aynı zamanda uyuşturucu ve eşi ile yaşayacağı problemleri de beraberinde getirmişti. Sanatçı evinin her yerini haplarla doldurmuştu ve onları almadığı zaman büyük krizler geçiriyordu. Bu yıllarda gelecekte eşi olacak olan June Carter'ın yazdığı "Ring of Fire" şarkısı country listelerinde bir numara oldu. Şarkı hem Carter'ın Cash ile yaşadığı yasak aşka hem de sanatçının uyuşturucu bağımlılığına göndermeler yapıyordu. Cash ne yazık ki ilerleyen zamanlarda bağımlılığı yüzünden çok daha kötüleşmeye başladı. Para cezaları, tutuklanmalar ile geçen bir süreden sonra Cash ve eşi Vivian boşandılar. Bu boşanma sonrasında sanatçı bir süre dinlenmeye çekildi.




Sanatçı 1968'de bir hapishane konseri ile müziğe ve sahnelere geri döndü. Çıkardığı albümler ve şarkılar tekrar listelere girmeye başlamıştı. Hapishanelerde konser vermeye devam eden Cash, ayrıca uyuşturucu madde bağımlığından tamamen kurtulmuştu. 1968 yılında zor günlerinde yanında olmuş June Carter Cash ile ömür boyu sürecek bir evliliğe ilk adımını attı. 2 yıl sürmüş olan kendi TV programı ile kendini bir idol haline getirmiş olan Cash, ilerleyen yıllarda kendi çiftliğindeki devekuşunun saldırısına uğradığı için hastaneye yatırıldı. Ne yazık ki tedavi sürecinde bir süre devam edecek olan madde bağımlılığı tekrar başladı. Hayatının belirli bir döneminde sinemaya da atılan Cash, küçük dizilerde de rol almıştır. 1985'te birkaç önemli country müzisyeni ile The Highwaymen adlı grubu kurdu.


Sanatçı ilk yıllarından son zamanlarına kadar güler yüzlü bir ifade takınsa da, aslında içinde büyük üzüntüler barındırmaktaydı. Elbette bunlardan en büyüğü de kardeşinin ölümüne karşı duyduğu suçluluk duyusuydu. Açıkçası ben Johnny Cash şarkılarında herkesin kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Kendisi hayatını belirli zamanlarda yanlış yerlere saptırıp hatalar yapsa da, iyi yaptığı şeyi yapmaktan asla vazgeçmedi ve her geri dönüşünde eskisinden daha da iyi bir haldeydi. Belki de bu yüzden hala insanlar idol olarak onu seçiyor. Country, Blues ve Rock tarzını hafiften benimsemiş birisiyseniz, mutlu olsanız da mutsuz olsanız da bir şekilde her an yanınızda olabilecek bir sanatçı kendisi. Tarlalardan çıkıp listelere bomba gibi düşen, gülümseyen üzgün adamın bir şansı hak ettiğini düşünüyorum... 


Johnny Cash, eşinin ölümünden 4 ay sonra 12 Eylül 2003'te hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine evinin yanındaki mezarlıkta eşinin yanında toprağa verildi. Özellikle kariyerinin sonlarına doğru ana teması hüzün ve çile çekmek olan müzikler yaptı. Pek çok filmde geçmiş olan "Hurt" şarkısı en güzel örneklerden birisidir. Ayrıca "I See a Darkness", "She Used to Love Me a Lot", "I'm So Lonesome I Could Cry" adlı şarkıları da bence kesinlikle dinlenmesi gereken pek çok hüzünlü eserlerinden birkaçıdır... 

Sağlıcakla ve sanatla kalın... 

Yorum Gönder

0 Yorumlar