Farkındalıklarla Dolu Bir Yapım: After Life



Merhaba sayın Geek Kafe okurları. Ricky Gervais'in yaratıcısı olduğu yani yazıp yönettiği After Life dizi hakkında kısa bir konuşma yapacağız bugün. Dizinin konusuna kısaca değinecek olursak; Karısının ölümünden sonra yıkılan Tony (Rick Gervais) bir şekilde içinde bulunduğu dünyayı ve çevresindeki herkesi cezalandırmak ister. Bunu da kendini kalpsiz bir taş parçasına çevirerek yapar. Çünkü etrafında güvendiği ve sevdiği kimse kalmamıştır. 6 bölümden oluşan ilk sezonun ardından, dizinin 2. sezon için de onay aldığını belirtmemde fayda var. 

Açıkçası çok iyi bir komedyenin kara mizah temalı ama içten içe büyük bir drama olan bir yapımda bulunmasını oldukça ilgi çekici bulduğumu söylemeliyim. Dizi her bölümünde küçük duygusallıklar ile bize hoş bir açılış sunuyor. Acı bir kayıp yaşayan insanın iç dünyası güzel yansıtılmış aslında, fakat biraz daha sert olabilmesini beklerdim. Dizinin birkaç sahnesinde gerçekleşen olaylar sonucunda verilen tepkilerin bu yüzden pek içime sinmediğini söyleyebilirim. Yani yapılan mimik ve söylenen şey durum karşısında pek uyumlu gelmedi bana. Daha sert veya yumuşak bir tepki bekliyorsunuz ama dizi sizi biraz daha orta yolda tutuyor.




Dizi 6 bölümde kara mizah konusunda sizi fazlasıyla tatmin ediyor. Gerek yapılan göndermeler gerekse yapılan espriler ile bir bilir kişi tarafından yazıldığını hissediyorsunuz. Aslında oldukça sadelikten yana bir yapım, hem de her yönüyle. Oturup güzel vakit geçirmek ve aynı zamanda da rahatlamak istiyorsanız gerçekten güzel bir seçim olacaktır. Diziden bahsetmeye devam etmeden önce değinmek istediğim diğer konu karakterler, aslında daha çok ana karakterimiz. Söylediğim gibi ana karakterimiz Tony'nin daha depresif daha öfkeli bir yapıda olmasını isterdim açıkçası, ama dizinin kara mizah olmasındandır sanırım o depresiflik ve şiddetli öfkeyi bize pek yansıtmıyorlar. Evet tabi kendisi ne kadar dram barındırsa bile bir mizah dizisi ama söylediğim gibi daha şiddetli bir dışa vurum beklerdim izleyici olarak. Değinmek istediğim diğer bir karakter ise ana karakterimizin ölen eşi Lisa. Kendisi iyi ki sahnelerde yer almış diyebileceğim türden bir karakter, çünkü dizinin bazen açılış, bazense son sahnelerinde yer alması diziyi ayrı bir havaya sürüklemiş. Dizi bazen sizi alıyor ve bir dramanın içine bırakıyor, sonra da bu olayı bu sahneler ile destekleyerek sizi daha da çok içine çekiyor. 



Her ne kadar itiraz edip reddetse bile, aslında içten içe çok mutlu olmak isteyen bir adam görüyoruz dizide. Fakat karısının hayatında yoksunluğu nedeni ile bu mutluluğu hak etmediğini düşündüğü için kendini bu hallere sokuyor. Kendini dünyadan soyutlamasının en büyük sebeplerinden birisi, en az hayatı sevmediği kadar kendisini de sevmeyip nefret etmesi. Bana sorarsanız bu tarz umursamazlık, öfke ve hayattan bıkkınlığı yansıtmak oldukça zor. Ama Ricky Gervais bu işin üstesinden oldukça güzel gelebilmiş. 
  
Dizinin kamera açıları ve müziklerinden çok kısa bahsedersek. Bazı sahnelerdeki açıların oldukça iyi yapıldığını söyleyebilirim, yani resmen dizi o anı yaşamanızı istemiş ve bunun için de kamera ile elinden geleni yapmış. Sonra da bunu başarılı ve güzel müzikler ile desteklemiş. Bir iki sahnede müziklerin durum ile uyuşmadığını düşündüm, fakat göz ardı edilebilir bir durum olduğunu düşünüyorum.




Dizinin benim için en güzel yanlarından birisi klişelerle pek bir işi olmaması aslında. Bir iki tane klişe olay gerçekleşmiş olsa dahi bunu cidden profesyonelce ve olması gerektiği tarzda yapıyor. Her ne kadar bazen sizi "Hayır lütfen çizginiz bozma" diye korkutsa bile, oluşabilecek klişeyi profesyonelce ve zamanlamalı yapıyor. Yani olaylar ne aşırı hızlı ne de aşırı yavaş gerçekleşiyor. Ayrıca ne olursa olsun karakterin bildiğimiz veya tanıdığımız doğasını bozmaması çok güzel olmuş. Belki de drama ve öfkenin dışa vurumu konusunda biraz çekingen davranmasının sebebi, dizinin ilerleyen bölümlerinde olabilecek şeyleri olabildiğince rahatsız etmeden yansıtabilmek istemesidir. 

Her şeyin olduğu gibi elbette dizinin de göze batan yanları yok değil. Az önce bahsettiğimiz birkaç şey haricinde ekstradan, dizideki bir durumun ufak bir tekrar etmeye düştüğünü söyleyebilirim. Bu tekrar çok fazla olmasa da ister istemez fark ediyorsunuz ve bir nebze canınızı sıkmıyor değil. Ayrıca ilk bölümlerdeki bazı sahnelerde zorlama ile uzatılma durumu var. 

Bu birkaç şey dışında dizi oldukça güzel, hatta bu yazıyı bir öneri olarak alabilirsiniz. Başlıktan da anlayabileceğiniz üzerine pek çok farkındalık dolu bu yapım aynı zamanda izleyicisine bir nebze de olsa empati aşılamak istiyor. Ayrıca dizi, kendi çizgisini fazlasıyla bozmuş olan Netflix'in hala güzel yapımlara imza atabileceğini gösterir nitelikte bir yapım...

Sağlıcakla ve sinema ile kalın... 



Yorum Gönderme

0 Yorumlar