Netflix'in Son Zamanlardaki En İyi Yapımı: After Life



Merhaba sayın Geek Kafe okurları. Bugün After Life'ın yeni sezonu hakkında konuşacağız, ve birkaç karaktere değineceğiz. Öncelikle geçtiğimiz After Life yazısından biraz bahsetmek istiyorum. Karakteri fragmanda gördüğümüz gibi sürekli gülmesi vesaire gibi korkularımın gerçekleşmemesinden çok mutlu olduğumu belirtmek isterim, fakat elbette geçen yazıda da bahsettiğim gibi işin içinde firmalar da var ne yazık ki. After Life'ı çok sevme nedenlerimden birisi de sade olması, ve nedendir anlamadığım şekilde artık pek çok firma sadeliğe illa bir şeyler karıştırmak istiyor. Belki hazır ortada sade bir şey varken yeni şeyler denemeye çalışıyorlardır, ama bunu yaparken ne yazık ki sadeliği de biraz bozuyorlar. Bu konuya değinmemin sebebini yazının sonunda göreceğiz, sizi çok da burada oyalamadan yeni sezon After Life'a geçelim.




Dizimiz yine Tony karakterimizin eşi Lisa'nın videolarından birini izlediği sırada bölüm açılışını yapıyor. Açıkçası bu sahneleri hep farklı bir güzellikte bulmuşumdur, bu kadar umutsuz bir adamın sırf video sahnelerinin içinde karısı var diye umutlu ama bir o kadar da hüzünlü gözlerle o videoları izlemesi gerçekten güzel detaylar. Dizinin ilk birkaç dakikasında ana karakterimizin artık çok daha farkında bir kişiliği olduğunu görüyoruz. Kendini bir şekilde mutlu etmeye çalışan ve insanları daha az üzmeye çalışan bir halde görüyoruz kendisini, kısacası daha pozitif olmaya çalışan bir Tony var karşımızda. Her ne kadar karakterimiz artık biraz pozitif olmaya çalışsa da, hala her şeyi yapmaya hazır birisi. Kendi kabuğunu kırmış fakat hala o dünyaya olan sinirini ve kinini atamamış. Yeni sezondaki bir diğer yenilik ise yan karakterlerin hayatlarında geçen olayları görme şansımızın daha çok olması. Bu çok güzel bir düşünce, çünkü izleyici sadece ana karakter değil de çevresindeki insanların hayatlarına da bir göz atmak istiyor. Yani bu şekilde bir şey düşünülmüş olması çok güzel, fakat bu gerçekten biraz abartılmış. Aslında bu durum sadece bir karakterde göze batıyor o da Matt'in psikolog sahneleri. Psikolog sahnelerine gerçekten ne söylesem az, ben bu kadar itici sahneler görmedim. Büyük ihtimal komik olsun diye yapılmış ara sahneler, fakat bu kadar itici ve bu kadar kötü mizah olamaz. Gülmekten daha çok "Of ne zaman bitecek bu psikolog" sahnesi dedirtiyor size. 





Bence Ricky Gervais, dizide bir takım değişiklikler yapmak istemiş, yani biraz daha duygusal yoğunluklu bir yapım olsun istemiş. Mesela bunu dizinin renk paletinin ton olarak biraz daha koyu olmasından anlayabiliriz, renk paleti bence karakterle uyumlu olmuş fakat bazen karakter normal haline göre biraz daha neşeli olarak tabir edebileceğimiz bir durumda oluyor. İşte o zaman çok hafif olarak koyuluk gözünüze batmıyor değil. Fakat Netflix bu değişiklikleri uygun görmemiş olacak ki dizide daha çok kara mizah olması için elinden geleni yapmış. Açıkçası ben psikolog karakterinin kendisinin ve "kara mizahının" bu kadar zorlama olmasını Netflix'e bağlıyorum. Kendisini biraz günah keçisi yerine koyduğumu düşünebilirsiniz fakat, izleyiciler olarak psikolog karakterinin orijinal halini hepimiz ilk sezonda gördük ve karakterin zaten itici olduğunu biliyoruz. Ama şuan ki hali bambaşka bir düzeyde ve büyük ihtimal bunun sebebi de Ricky Gervais'in, ana karakter Tony'i daha az kara mizah yapacağı şekilde yazması. Evet Tony tarafından ilk sezon kadar kara mizah görmüyoruz, ama yapıldığı zaman da içi boş olmuyor. Ayrıca Tony'nin şuan ki durumumun karakter gelişimi ile oldukça uyumlu olduğunu düşünüyorum. Psikolog karakteri konusunda söylenecek en mantıklı cümle; yaptığı "mizahın" bırakın "kara mizah" olmasını, herhangi bir "mizah" türünün yanından geçemeyecek olması. Keşke böyle özgün bir yapımda yan karakterlerden birisini bu kadar zorlama ve gereksiz abartılmış şekilde görmeseydik. 



Yeni sezon ile ilgili beni rahatsız eden durumlardan sonuncusu da, dizinin bir bölümünde ana karakteri dizinin sadece yarısında falan görmemiz. Bu normalde pek sorun olmayabilir, tabi gerçekten işe yarar şekilde kullanılsaydı. Konuştuğumuz durumlar dışında yeni sezon ile ilgili bir sorunum olmadığını söylemek mümkün. Hatta Tony'nin karakter gelişimini her saniyesiyle beğendiğimi söyleyebilirim. Karakterin kendisine hep kızgın olduğunu biliyoruz, bu sezon bunu daha az görsek bile her gördüğümüz de bir neden ile görüyoruz ve bu durumu dizinin ana hatlarıyla çok uyumlu buluyorum. Tony'nin karısı ile olan video sahnelerinin az olduğundan bahsetmiştim, evet bu durum beni biraz üzdü. Fakat kullanılan anılar diye nitelendirebileceğimiz videolar, bizi hem karakterlere yakınlaştırıyor hem de çok güzel kullanılmış. Bu anılar çok güzel yerlerde kullanılmış ve kullanılırken belirli bir amaç uğruna kullanılmış, anı videoları zaten tek başına çok güzelken bunu bir de ana karakterin amacı ve empati kurdurtmasına yönelik kullanılmasını gerçekten takdir ettim. Ayrıca ilk sezonda öfkesi diğer duygularının önüne geçmiş olan ana karakterimizin, bu sezon öfkesini daha arka planda gördüğümüzü de söylemeden geçmeyeyim. 

Söylediğim gibi karakterimiz daha açık ve gerçekten gelişimi güzel işlenmiş. İkilemde kalmaları ve gidip gelişlerini izlemek çok güzeldi. Ricky Gervais'in yazarlık gibi oyunculuğu da güzel yaptığını söylemek mümkün. Yeni sezonda; ilk sezona göre göze batan daha çok kötü denebilecek unsur olmasına rağmen hala bir oturuşta keyifle izleyip güzel vakit geçirebileceğiniz bir dizi After Life. Fakat izlerken hep bir eksiklik varmış gibi hissettim, her ne kadar emin olmasam da bu eksikliğin bazen ana karakteri daha az görmemiz veya karısı ile olan sahnelerin eskisine göre daha az olması olabileceğini düşünüyorum. Veya ilk sezonda güzel kara mizah unsurları görmüşken, bu sezon gereksiz karakterlerden gereksiz derecede kara mizah gördüğümüz için de olabilir. Her şeye rağmen gerçekten muhteşem bir final izliyoruz; bir yandan gerçekten duygulanıp, bir yandan da yüreğimiz ağzımıza geliyor denebilir. İlk sezon yazımızda söyledim gibi bu sezonu da benden sizlere öneri sayabilirsiniz.

Sağlıcakla ve sinema ile kalın...

Yorum Gönderme

0 Yorumlar